Gönderi içeriği
Türkiye’nin güney sınırlarında ülkemizin güvenliğine tehdit oluşturacak ayrılıkçı bir yapıya rıza göstermeyeceğimizi de defalarca ilan ettik. Son haftalardaki başarılı operasyonlarından dolayı Suriye hükûmetini, Suriye ordusunu ve kardeş Suriye halkını gönülden tebrik ediyoruz. Çatışmalar sırasında şehit olanlara Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyor, tüm yaralılara acil şifalar diliyoruz. Aynı şekilde dün varılan ateşkes anlaşmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Temennimiz; daha fazla kan akmadan artık bu meselenin kalıcı biçimde çözülmesi, Suriye’nin kuzeyindeki belli alanlara sıkışmış terör örgütünün silah bırakması, tasfiye olması, daha fazla çatışmaya mahal verilmemesidir. Terör örgütünün sıkıştığı bölgelerde varlığını devam ettirebilmesi zaten mümkün değildir. Bu aşamadan sonra provokasyonlara başvurmanın intihar anlamına geleceği çok çok açıktır. Terör örgütünün zorla silah altına aldığı çocuk yaştaki militanlarıyla, baskı ve şiddet uygulayarak sahaya sürdüğü sivil insanlarla, dün Nusaybin-Kamışlı sınırında yaptığı gibi şanlı bayrağımıza alçakça saldırmak suretiyle burada bir netice alma imkânı kalmamıştır. Dün varılan anlaşmaya riayet ederek silahları bırakmak ve meseleyi suhuletle çözmek yegâne çıkış yoludur. Şunun da bilinmesinde fayda görüyorum: Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız. Soruşturmalar neticesinde ihmali veya kusuru olan kim varsa onlarla ilgili de gereken yapılacaktır.